2. Yabancı Diller Yüksekokul Müdürleri Toplantısı Sonuç Bildirgesi

Yükseköğretimdeki yabancı dil öğrenim ve öğretim sorunlarını her yönüyle incelemeye odaklanan bu toplantı zincirlerinin ilki Muğla Üniversitesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Yabancı Diller Yüksekokulları’nda karşılaşılan idari ve akademik sorunlarla ilgili 13 Şubat 2009 tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve 34 üniversitenin Yüksekokul Müdürlerinin bir araya geldiği bu ikinci toplantıda özellikle “Hazırlık Programları” ve Yabancı Dil Öğretimi ile ilgili son çıkan yönetmeliğe yönelik tespit edilen sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerileri aşağıda belirtilen başlıklar altında ağırlıklı tartışılmıştır:

Hazırlık Programlarında Takip Edilen Sistem:

– Anadolu Liselerinde hazırlık programlarının kaldırılması sonucunda üniversiteye gelen öğrencilerin yabancı dil düzeylerinde ciddi bir düşüş olduğu ve bu sorunun üniversite hazırlık programlarını olumsuz etkilediği belirtilmiştir.

– Üniversitelerin hazırlık programlarında farklı sistemler (yıllık, dönemlik, kısa aralıklarla ölçme ve değerlendirmelerin yapıldığı modüler sistem) uygulandığı ve bu sistemlere özgü farklı ölçme değerlendirmeler yapıldığı ve bunların Yabancı Diller Yüksekokulları arasında farklı uygulamalar yarattığı belirtilmiştir. Modüler sistemi uygulayan okullarda her bir modülün süresi kadar geçme-kalma kuralları da farklılık göstermektedir.

– Hazırlık programlarının erişi düzeyleri ile ilgili üniversiteler arasında farklılıklar olduğu saptanmıştır. Hazırlık programını/okulunu bitirme seviyesi olarak bazı hazırlık programları/okulları Avrupa Çerçeve Programları bağlamında B2 çıkış düzeyini öngörmelerine rağmen, B2 seviyesinin hangi okul ve programda tam olarak ne ifade ettiğinin açık olmadığı ve B2 olarak ifade edilen seviye çıktılarının okullar tarafından farklı algılandığı belirlenmiştir.

– Son çıkan yönetmelikte (4 Aralık 2008) dönem ortası muafiyet sınavında başarılı olan öğrencilerin fakültelerine devam etme haklarının olmasına rağmen, bu öğrencilerin yıl-ortası muafiyet sınavına girmesi ve fakültelerinden ders almalarına olanak tanınması bazı üniversiteler tarafından çeşitli nedenlerle uygulanamamaktadır.

– 4 Aralık 2008 tarihli yönetmeliğin 7. maddesi, öğretim dili Türkçe olan üniversitelerde hazırlık sınıfını ve zorunlu lisans derslerini isteğe bağlı program biçiminde düzenlemekte olup öğrencilere yeterlik sınavında başarısız olsalar dahi lisans programına geçme olanağı vermektedir. Yine, yeni yönetmelikte lisans programlarında yer alan zorunlu İngilizce dersleri seçmeli olarak düzenleneceğinden öğrencilerin bu dersleri almadan sadece seçmeli Türkçe derslerle kredilerini tamamlayıp mezun olabilecekleri belirtilmiştir. Bu maddenin, öğretim dili Türkçe olan veya programında kısmen yabancı dille eğitim yapan üniversiteleri olumsuz etkilediği belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili geliştirilen genel çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir:

– Kısa aralıklarla (7/8 hafta) başarıların ölçüldüğü modüler sistemin yıllık veya dönemlik sistemle karşılaştırıldığında verimli olduğu önerilmekle birlikte, bu sistemin öğretim elemanı ve derslik gibi sorunlar nedeniyle her bir okul için ortak bir model olarak benimsenmesinin sıkıntı yaratabileceği ilave edilmiştir. Bu nedenle, “Modüler sistem”i tercih eden okulların her bir modül süresi (8-16-11 hafta), kullanılacak materyal ve ölçme/değerlendirme sistemi konusunda esnek olması önerilmiş, ancak ortaya çıkabilecek farklılıklarla ilgili olarak yılda 1 ya da 2 kez yapılacak müdürler/program başkanları toplantılarının söz konusu farklılıkların değerlendirilmesi ve standardizasyon çalışmaları açısından faydalı olacağı görüşü paylaşılmıştır. Özellikle müdürler/program başkanları toplantılarının yukarıda belirtilen sistem farklılıklarının tartışılması, çözüm önerilerin ortak alınması ve bu sürecin akreditasyon çalışmalarına katkı sağlaması adına önemli bir adım olduğu vurgulanmıştır.

– Öğretim dili Türkçe olan veya programında kısmen yabancı dille eğitim yapan üniversiteler, zorunlu hazırlık sınıflarının açılmasını ve lisans düzeyinde en az 4(dört) dönem zorunlu lisans dersi okutulmasını önermişlerdir.

Ölçme ve Değerlendirme

– Bazı Hazırlık programlarında dil öğretiminde “iletişimsel yaklaşım” tercih edilmekle birlikte bu yaklaşımın ölçme ve değerlendirmesinde sınıfların çok kalabalık olması ve uzman kadronun bulunmaması nedeniyle yaklaşımla bağdaşmayan; ancak değerlendirmesi kolay, çoktan seçmeli sınav şeklinin kullanıldığı belirtilmiştir.

– Üniversitelerin hazırlık programlarının sonunda verilen “yeterlik sınavları” nın farklı zorluk derecesinde uygulandığı ve geçerlik/güvenirlik sorunlarının olduğu vurgulanmış, bu nedenle yatay geçişlerde öğrencilerin hazırlık programlarından muafiyet almalarının sıkıntı yarattığı belirtilmiştir. Bunun da kurumların birbirlerine güven duymama ve birbirlerini tanımama sorunlarına neden olduğu vurgulanmıştır.

Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili yapılan genel çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir:

– Ölçme ve Değerlendirmenin belli kriterlere dayalı olarak yapılması ve standardizasyonun sağlanması için Hazırlık programlarında özellikle de Ölçme ve Değerlendirme ile ilgili akreditasyon/standardizasyon çalışmalarının başlatılması önerilmiştir.

– Hazırlık Programlarında / Okullarında “Ölçme ve Değerlendirme” ve “Sınav Hazırlama” birimlerinin bulunması ve bu birimlerde çalışanların alana özgü eğitim almaları, yeterlik sınavlarının geçerlik ve güvenirlik sınamalarının mutlaka yapılması önerilmiştir.

– Bir yükseköğretim kurumu tarafından TOEFL, IELTS v.b. sınavlardan hangilerinin ve hangi puanla kabul edileceği kararının üniversitelerin takdirinde olması gerektiği de öneriler arasında belirtilmiştir.

Öğretim Elemanı

– Son çıkan yönetmelikte (31.07.2008 tarih, 26953 sayılı resmi gazete) öğretim elemanı alımında belirtilen kriterlerle (ALES+not ortalaması+KPDS) mesleki becerilerin ölçülemediği, bu kriterleri karşılayanların ise dil yeterlikleri ve mesleki açıdan sorun görülmesine rağmen işe alınma hakkını elde ettikleri, bunun da dil öğretimi kalitesini düşürdüğü vurgulanmıştır.

– Öğretim elemanı alım kriterlerinden biri olan ÜDS/KPDS sınavlarının yazma, konuşma ve dinleme becerilerini ölçmemesi ve dolayısıyla dil yeterliği için uygun sınavlar olmadıkları belirtilerek IELTS/TOEFL gibi uluslararası sınavlarla eşdeğer olarak kabul edilemeyeceği açıklanmıştır.

– Özel üniversiteler ve Devlet üniversiteleri arasında idari açıdan uygulama farklılıklarının bulunduğu belirtilerek, süreli ve sürekli kadro ile okutmanlıktan öğretim görevliliğine geçiş kriterlerinin farklı yorumlandığı belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili yapılan genel çözüm önerileri aşağıda belirtilmiştir:

-Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili olarak Yabancı dil okutmanlarının işe alınırken kendilerinden talep edilen ALES puanın düşürülmesi ya da kaldırılarak “Kurum Yabancı Dil Sınavı” ve “Mezuniyet Notu”nun değerlendirilmeye alınması bazı üniversiteler tarafından önerilmiştir.

– Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili daha detaylı çalışma yapmak amacıyla belli aralıklarla toplanacak “Müdürler Komisyonu” oluşturulması öneriler arasında yer almıştır.

Kaliteli ve daha verimli “Yabancı dil öğretimi” yapmak, kurumlar arasında işbirliği, dayanışma ve eşgüdümün artması ümidiyle sonuç bildirgemizi saygıyla arz ederiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s