3. Yabancı Diller Yüksekokul Müdürleri Toplantısı Sonuç Bildirgesi

1.si Muğla Üniversitesi, 2.si İzmir Ekonomi Üniversitesinde yapılan Müdürler toplantısının 3. sü 5-6 Kasım 2009 tarihlerinde Gaziantep Üniversitesinde gerçekleşmiştir. 40 üniversitenin Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürleri ve bölüm başkanlarının katıldığı toplantıda Yükseköğretimdeki yabancı dil öğrenim ve öğretim sorunları her yönüyle incelenmiş ve çözüm önerileri getirilmiştir. Konular aşağıda belirlenen başlıklar altında tartışılmıştır.

Öğretim Elemanı Alımındaki Sorunlar

Bu konuda üniversitelerde birçok sorun olduğu belirtilmiştir.
Okutman alımıyla ilgili YÖK’ün yaptığı son değişikliklerin olduğu yönetmeliğin 12. maddesi konuşulmuştur. YÖK’ün okutman alımındaki sınav yönetmeliğini değiştirirken ön eleme sınavının gözden kaçırıldığı ve tecrübeli okutman sirkülasyonun sağlanabilmesi için bu konuda bir çalışmanın yapılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Yönetmelikte bulunan yazılı sınavın içeriği ile ilgili hiçbir bilginin verilmediği ve bunun da yeniden düzenlenebileceği belirtilmiştir. Okutmanlık sınavları oluştururken uluslar arası geçerliliği olan sınavlardan yararlanabileceği ve bu sınavlara ölçülmek istenen birkaç becerinin daha eklenebileceği vurgulanmıştır. Ayrıca okutmanlık sınavlarında sözlü sınavın gerekliliği üzerinde de durulmuştur.
YÖK tarafından çıkarılan yeni yönetmelikle birlikte Yabancı Diller Yüksekokullarının öğretim elamanı alımındaki insiyatifi büyük oranda ortadan kalkmıştır. Yabancı dil okutmanı kadrosuna başvuran adaylar ağırlıklı olarak merkezi sınavlar olan ALES ve ÜDS-KPDS sınavı sonuçlarına göre alınmaktadırlar. Bu ise zaman zaman yabancı dil öğretiminde uzman elamanların istihdam edilmesinin büyük ölçüde önüne geçmektedir. Bu sebepten dolayı, yabancı dil okutmanı alımı yönetmeliği YÖK tarafından revize edilmelidir. Revize edilecek yönetmelikte yabancı diller yüksekokullarına okutman istihdamı konusunda daha fazla insiyatif verilmelidir. Bu anlamda, akla ilk gelen çözüm mülakat sınavının yapılması ve ağırlığının artırılması ve mülakat sınavında yeterli düzeyde performans gösteremeyen adayların sadece ALES ve KPDS-ÜDS puanlarının yüksek olması nedeniyle istihdam edilmelerinin önüne geçecek şekilde yönetmeliklerde değişikliğe gidilmesidir.

Program ve Materyal Geliştirme

Vakıf Üniversitelerinde modüler sistem uygulandığı, fakat bu sistemin idari yük getirdiği, devlet üniversitelerinde modüler sistemin yaygın olmadığı, sistemlerin dönemlik ve yıllık olduğu ifade edilmiştir. Üniversitelerde “geçme-kalma sistemi” konusunda farklılıklar olduğu belirtilmiştir. Ders malzemesi olarak genelde hazır ders kitaplarının tercih edildiği, bazı üniversitelerin kendi ders kitaplarını ürettiği ifade edilmiştir. Dil yetilerine (okuma, yazma, konuşma, dinleme) programda daha geriden başlatma eğilimi olduğu belirtilmiştir. Bu yetilerin daha başlangıç düzeyine yakın noktalarda başlatılması gerektiği dile getirildi. Özel ihtiyaçlara yönelik İngilizce eğitimine programlarda ne kadar yer verilmesi konusu tartışılmış ve bu durumun üniversitelerde farklılık gösterdiği ifade edilmiştir. Online internet programı ile ilgili öğretim elemanlarının görüşleri alınmıştır. Vakıf Üniversitelerinden bir öğretim elemanı bilgisayar aracılığı ile ders işlediklerini ve verim aldıklarını belirtmiştir. Kitap yazmanın uzun ve zor bir süreç olduğunu; fakat kendi yazdıkları kitaplarla daha verimli öğretim-eğitim ortamı oluşturduklarını söylemiştir. Bir öğretim elemanı online eğitimin öğrencilerin İngilizce eğitimi açısından iyi bir destek olduğu görüşünü dile getirmiş ve teknoloji kullanılırken aslında insan unsurunun işin içine girdiği ifade edilerek, bu tarz bir eğitimin sadece laboratuvarda değil de müfredatın parçası haline gelmesi gerektiği vurgulanmıştır. Online İngilizce programları kullanırken aslında çıkış noktasının önemli olduğu; öğretmeyi ne kadar ileri düzeye götürdüğü; amacın sınıf içi değil sınıf dışı destek olduğu konuları ile ilgili fikirler üzerinde de durulmuştur. Öğrencilerin internete girmelerini sağlayabilmek amacıyla online eğitimde öğrencilere not baremi getirilebileceği, online aracılığıyla test yapılabileceği ve sürekli hocalarıyla iletişim halinde olmaları da vurgulanmıştır.

Bu konudaki öneriler de aşağıda sıralandığı gibidir:
1.Toplantıda bilgisayar tabanlı sistemlere hazırlık programlarında mutlaka yer verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. Hazırlık programların da öğrencilerin ihtiyaç analizi yapılmalı bu anlamda hazırlık programları ihtiyaca göre şekillenmelidir. Bu bağlamda hazırlık programlarında genel İngilizcenin yanı sıra öğrencilerin ihtiyaçlarını hem bölüme geçtiklerinde hem de iş yaşamında karşılayabilecek nitelikte mesleki İngilizce verilmelidir.
Kitap seçimlerinde öğretim elemanlarına seminerler verilmelidir.

Türkçe bölümlerde Hazırlık Sınıfının İsteğe Bağlı Olmasını Öngören YÖK Yönetmeliği Üzerine Düşünceler

Bu konuda Yabancı Diller Yüksekokullarında görevli idareciler arasında fikir birliği sağlanamamıştır. Bazı idareciler Türkçe bölümlerde hazırlık eğitiminin isteğe bağlı olmasını haklı bulurken, bazıları bunun yanlış bir karar olduğunu belirtmişlerdir.
Bu kararı haklı bulanların öne sürdüğü en temel gerekçe üniversitelerin Türkçe bölümlerini kazanmış öğrencilerin bölüme geçtiklerinde bölümlerinin Türkçe olması nedeniyle İngilizce öğrenmelerinin kendileri için pek bir yarar sağlamayacağını düşünmeleri ve bu nedenle hazırlık sınıflarında ki başarılarının genel olarak düşük olmasıdır. Diğer taraftan hazırlık sınıfının isteğe bağlı olmasını eleştirenlerse İngilizcenin ancak hazırlık sınıflarında olduğu gibi yoğun bir programla öğrenilebileceğini ve her ne kadar öğrenciler bölüme geçtiklerinde İngilizcenin işlerine yaramayacağını düşünseler de İngilizce bilmenin onların gelecekteki kariyerleri açısından önemli olduğunu öne sürmüşlerdir.

Yabancı Dil Eğitimini Düzenleyen Yönetmelik

YÖK’ün Şubat ayında Üniversitelerden bir dosya beklediği ve bu dosya neticesinde hazırlık programlarının YÖK onayıyla netleşeceği söylendi. Okutman alımı ile ilgili mevcut yönetmelikte bazı düzenlemeler yapılarak yeni bir zemin hazırlanması gerektiği belirtildi. Okutman alımının 2 aşamada yapılması gerektiğiyle ilgili fikir birliğine varıldı. Mevcut yönetmelikte 1. ön değerlendirme ALES %35, YDS(KPDS, ÜDS…) %65 şeklindedir. YDS’nin yüzdelik ağırlığının ALES’ten daha fazla olması daha iyi, daha doğru sonuçlar verecektir. Ön değerlendirme sonrası 2. aşamada ALES %35. YDS %15, Lisans ortalaması %15, sözlü ve-veya yazılı sınavların %35 olması gerektiği konusunda fikir birliğine varılmıştır. Sözlü ve yazılı sınavların alana özgü verilerin yeterlik bakımından daha iyi olacağı ifade edilmiştir. Adayların birden fazla kuruma başvurup, sınavlara girmedikleri ve bu yüzden de yer işgal ettikleri ve bunu önlemek için de ilk sınava girişte %70 ve altında kalanların sınava alınmamaları gerektiği belirtilmiştir. ALES’in çok yararlı bir sınav olmadığının önceden bir YÖK yetkilisine söylendiği; yetkilinin de resim-iş, müzik gibi alanlarda bu sınavı kaldırmayı düşündüklerini belirttiği dile getirilmiştir. Yabancı Dil okutmanlarından da ALES’in kaldırılması önerilmiştir. Ancak YÖK’ün ALES’te ısrar ettiğini, buna gerekçe olarak da kayırmaların önüne geçilmesi düşünüldüğü ifade edilmiştir. Bir Üniversite Rusça ve Çince okutman aradığını, kendi alanlarında başarılı oldukları halde, adayların ALES’te başarılı olamadıkları için okutman alamadıklarını ifade etti. ALES’in %70 ten aşağıya düşürülmesi gerektiği ifade edildi. ALES’in içeriğinin yeterli olmadığı belirtildi. ALES’ten sosyal ve yabancı dil hocaları için Matematik sorularının çıkarılması ya da Matematiğin mantık sorularına dönüştürülmesi fikri öne sürüldü. İngilizce okutmanı olacak birisinin Matematik soruları ile alakası olmaması gerektiği söylendi. Vakıf Üniversiteleri arasında okutman sürkülasyonu olduğu ve okutman adaylarının araştırma görevlileri ve diğer öğretim elemanları ile aynı yönetmeliğe göre alındığı ifade edildi. Ayrıca, kağıt üzerinde tüm okutmanların sözleşmesinin her yıl yenilendiği ifade edildi. İlk yılın deneme yılı olduğu, eğer okutmanlar başarısız olurlarsa, bölüm başkanı tarafından verilen rapora göre işlerine son verilebildiği dile getirildi. Vakıf Üniversitelerinde de okutmanların tazminatının ödenerek işine son verildiği belirtildi.
Üniversitelerin farklılıklarından dolayı standartlar oluşturmanın imkansız olduğu belirtildi.
KPDS ve ÜDS sınavlarının dil becerilerini test etmediği için tartışmalı sınavlar olduğu ifade edildi.
Üniversitede İngilizce eğitimi akademik çerçevede olmalıdır.
Yeterlilik sınavları daha tanımlayıcı olmalıdır.
Deneyimli üniversiteler soru bankaları oluşturmalı ve yeni üniversitelerle paylaşmalıdır.

Yabancı Diller Yüksek Okullarında Yapılan Sınavlar

Bazı Yabancı Diller Yüksek Okullarında yapılan sınavların soru bankaları piyasaya sunulmuştur. Daha önce YÖK’te tek sınav uygulamasının tartışıldığı ve tek bir sınavın hiçbir şekilde amaca hizmet edemeyeceği görüşünde fikir birliğine varıldığı belirtildi. Tek sınav yapılması durumunda ticari şirketlerin bu sınavları okullara pazarlamak isteyeceği ihtimali üzerinde duruldu. Ayrıca bu uygulamanın işleyebilmesi için her seviyenin veya her kurumun ihtiyacına uygun sınavların oluşturulabileceğinin ancak bunun da çok zorlu bir süreceğinin altı çizildi. Hedefin; var olan sınavların revize edilerek ihtiyaca uygun hale getirilmesi olduğu söylendi. Yabancı menşeli hazır sınavların Türkiye’de verilen dil eğitim amaçlarına ne kadar uygun olduğu konusu üzerinde duruldu. Hatta çok geçerli sınavların bile bizim ders amaçlarımızı ölçmekten uzak olduğu ve “cultural-based” yani kültürel öğelerin yoğun olduğu ve o kültürü iyi tanımayan bir öğrencinin yabancı dili ne kadar iyi olursa olsun başarılı olamayacağı konusu öne sürüldü. Diğer yandan bir uluslar arası sınavın kabul edilmesinin sakıncalarından birisinin de ders içerik ve materyallerinin de sadece bu sınava yönelik hazırlanması tehlikesi olabileceği vurgulandı. Bu tür hataların yapılmaması için bu sınavların alınıp, incelenerek okulun kendi ihtiyacına uygun sınav oluşturabileceğinin daha iyi olabileceği belirtildi.

Hizmet İçi Eğitim

Devlet üniversitelerinde sadece bir üniversitede Teacher Development Unit (TDU) bulunmaktadır. Bu ünitede çalıştırılacak olan öğretim elemanlarının ders yükü problem olmaktadır. Yalnızca o üniversitede çok etkin bir hizmet içi eğitimi programı yürütülmektedir. Özellikle yeni başlayan hocalara 1 yıl ciddi bir sertifika programı uygulanmaktadır. Üniversitenin metoduna, tarzına uyum sürecinde sürekli hoca eğitimi, seminerler workshop çalışmaları yürütülmektedir. Özel üniversiteler ders yükü sorunu olmadığı için hizmet içi eğitim de daha etkin olabilmektedirler. Bazı özel üniversiteler de Hizmet İçi Biriminde 4 öğretim elemanı çalışmaktadır.
Ancak devlet üniversitelerinde Hizmet İçi Eğitimde görevlendirilecek öğretim elemanlarının ek dersleri sorun olmaktadır ve ders yüklerini ayarlamak zor olmaktadır.
Hizmet İçi Eğitim biriminde çalışan öğretim elemanlarının eğitimi yurt dışında daha iyi olabilir. Hizmet İçi Eğitimin önemi hemen tüm yöneticiler tarafından belirtilmiş olup, hizmet içi eğitimin nasıl etkin olarak gerçekleştirebileceği konusunda çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.
Bu konuda ki öneriler kısaca aşağıda belirtildiği gibidir:
1.Yüksekokullardaki bütçe sıkıntıları ve yapılanma problemleri olduğu için bu öğretim elemanlarının durumu tekrar gözden geçirilmeli ve bu birimde görevli öğretim elemanlarının ücretlerine düzenlenme getirilmelidir.
2. Yabancı Diller Bölümü Üniversite içinde izole olmamalı, tüm bölümlerle işbirliği içinde olmalıdır. Mesleki gelişim teşvik edilmeli ve ekstra göreve ek ücret ödenmelidir.
3. Devlet Üniversiteleri kendi aralarında Hizmet İçi Eğitimde görevlendirilecek hocaların ek ders ve ders yükü konularını tekrar değerlendirmelidir.
4. Devlet ve Vakıf Üniversitelerinin öğretim elemanları yenilikleri takip açısından seminerlere ve kongrelere katılmalıdır. Yüksek lisans ve doktora yapmaları için teşvik edilmelidirler.
5. Bu konuda üniversiteler arası iletişim artırılmalıdır.
6. Göreve yeni başlayan okutmanlara oryantasyon programı uygulanmalıdır.
7. Yabancı diller Yüksekokulları arasında yardımlaşmanın Hizmet İçi Eğitimi kapsayacak şekilde artırılmalıdır.
8. Hizmet İçi Eğitim verebilecek yeterlilikte elaman yetiştirebilmek için öğretim elamanlarının bir kısmı yurt dışına gönderilmeli ve bunlar hizmet içi eğitmeni olarak yüksekokullarda görevlendirilmelidir.

Sonuç bildirgemizi saygıyla arz ederiz.

About these ads
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s